Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı Galatasaray Üniversitesi'ndeki törende yaptığı konuşmada "Bu kurumun bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymuş bu meslektaşınızı sizler de her zaman sevgi ve saygıyla kucakladınız. Bunun için sizlere minnettarım." ifadelerini kullandı.
Tuna Ortaylı şunları kaydetti:
"Değerli öğrenciler ve sevgili konuklar. Bugün burada babam İlber Ortaylı'nın yaptığı bütün işler arasında en kıymet verdiği akademisyenlik mesleği için birkaç cümle söylemek istiyorum.
Akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışı birçok üniversitede hocalık yaptı. Konferans ve sempozyumlarda konuşmaları oldu. Sadece ülke için değil, uluslararası akademik camiada da çok sevilen ve sayılan bir meslektaşınız oldu.
Bütün bu kurumların arasında Galatasaray Üniversitesi'nin hem akademik hayatında hem de kişisel dünyasında çok özel bir yeri olduğunu özellikle söylemek isterim. Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğrencilerinden her zaman büyük bir sevgi ve saygıyla söz ederdi. Okulun az öğrencili eğitim politikasını her yerde ve herkese överdi. Bu okulun Türkiye için ne kadar önemli ve değerli bir kurum olduğunu; Hukuk Fakültesi'nden mezun olan öğrencilerinin hariciye sınavlarında nasıl başarılı olduğunu büyük bir mutlulukla anlatırdı.
Galatasaray Üniversitesi'ndeki meslektaşlarının arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadı desem, inanın hiç abartmış olmam. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan meslektaşları ile yaptığı derin entelektüel konuşmalardan çok besleniyordu. Kendinden genç meslektaşları için; "Vay be, sen şuna bak neler biliyor!" diye hayret içeren övgülerde bulunur ama onlarla akran gibi koridorda muzurluklar yapar, onlara sataşır ve kahkahalarla da gülerdi.
Bu okulun nadideliğini fark etmiş, buna çok kıymet vermiş; burada bulunmaktan ve bu kurumun bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duymuş bu meslektaşınızı, sizler de her zaman sevgi ve saygıyla kucakladınız. Bunun için sizlere minnettarım.
Babam, Galatasaray Üniversitesi ile neredeyse eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı'ndaki görevine de başlamıştı. O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultan Tepe'de oturuyordu karşı tarafta. Her yerde büyük bir keyifle; "İstanbul'un üç yakasında evim var. Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi" derdi.
Babamın evi olarak gördüğü Galatasaray Üniversitesi'nde babamın anısını paylaştığınız için ailem adına hepinize içtenlikle teşekkür ederim. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazeteleriyle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihini yapıyordu. Dün Kronik Kitap'taki odasına girdiğimde, masanın üstünde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı.
Düşününce; hayatını dolu dolu yaşamış ama hâlâ yaşamaya doyamamış bu adamla, baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçirecek çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur. Çok teşekkür ederim."