Küçükçekmece’de görev yaptığı camide cuma günleri toplanan yardımların usulüne uygun kayda geçirilmediğini öne süren müezzin Ferdi Bıyıkoğlu (42), imam İsmail A. (52) hakkında şikayette bulundu. İddiaya göre şikayetin ardından taraflar arasında başlayan gerginlik saldırıya dönüştü. Bıyıkoğlu’nun eşi Ebru Bıyıkoğlu, eşinin farklı zamanlarda darbedildiğini ve ailesinin tehdit edildiğini öne sürdü.
Bartın’da imam olarak görev yapan Ferdi Bıyıkoğlu, 2024 yılında çocuklarının hafızlık eğitimi nedeniyle İstanbul’a geldi. Küçükçekmece Hz. Ebubekir Camii’nde müezzin kayyım olarak görev yapmaya başlayan Bıyıkoğlu, aynı zamanda cami derneğinin başkanlığını üstlendi. İddiaya göre Bıyıkoğlu ile caminin imamı İsmail A. arasında, cuma günleri toplanan yardım paralarının usulüne uygun şekilde kayda geçirilmediği gerekçesiyle anlaşmazlık çıktı.

Ferdi Bıyıkoğlu’nun eşi Ebru Bıyıkoğlu, eşinin yardımların sayılması, kayıt altına alınması ve tutanak tutulması gerektiğini söylediğini anlattı. Ebru Bıyıkoğlu, "6-7 ay önce eşim dernek başkanı oldu. Dernek başkanı olmasını istediler. Eşim de buna 'tamam' dedi ve dernek başkanı oldu. Dernek başkanı olduktan sonra bir gün geldi, dedi ki: 'Hanım, camide imam cuma yardımlarını saymadan, tam anlamıyla sayılmadan, tutanaklara tutulmadan, sadece imzalar atılıp imam paraları topluyor ve evine götürüyor. Acaba ben mi içimden bunu hani yanlış anlıyorum?' diye kendini de sorguladı. Usulsüzlük var ortada. Sonra eşim gitti, imama şöyle demiş: 'Bunu yapamazsın. Her şey usulüne göre olacak. Bunlar sayılacak, yazılacak, tutanaklar tutulacak, bu panoya asılacak, ilan edilecek. Ne gerekiyorsa usul nasılsa o şekilde yapılacak.' Eşim böyle dediğinde kendisine imam da, 'Sen karışma, bizim kurduğumuz düzeni bozamazsın. Bozarsan da buradan gidersin' gibi şeyler söylemişler eşime” dedi.
Bıyıkoğlu, “Eşim bunun üzerine şüpheleniyor, şüphelendikten sonra müftülükten yatan paraların miktarlarını istiyor. Müftülüğe yatan bin 700 lira, bin 500 lira, bin 800 lira, bu miktarların üzerinde yatan para yok. O hafta 9 bin, 10 bin, 6 bin, 7 bin, 8 bin civarlarda çıkıyor para ama paranın yatan miktarı bin 500 lira, bin 600, bin 700 lira. Bunun üzeri yok. Sonra eşim bunun üzerine diyor ki imama : 'Bu parayı ne yaptın?', imam da diyor ki: 'Bir fakire yardım etmiş olabilirim' gibi bir cevap veriyor. Eşim de diyor ki: 'O zaman yardım ettiğin kişi nerede? Bir tutanak yaptın mı, bir fatura, makbuz bir şeyin var mı?' diyor, imamda: 'Yok’ diyor. Eşimde: 'O zaman ne yaptın?' diyor imamda: 'Camiye, lojmana harcamış olabilirim' diyor. Eşimde: ‘Lojmanda bir tadilat yapılmadı, lojmana bir usta çalışmadı. Bu paranın köşede durması lazım.' diyor ama imamın söylediği hiçbir şeyin dekontu ya da makbuzu yok. Bu mesele böyle sürdü. Sonra baktık imam, eşim hakkında yalan iftiralar atmaya başladı. Sonra gitti eşim hakkında imza kampanyaları başlattı. İmam ve çevresi, imamı sevenler başladılar bu sefer eşime, 'Esrar içiyor. Eroin kullanıyor. Bir kadınla ilişkisi var. Camideki çocukları darbediyor. Cemaati camiden soğutuyor. Kadınlara hakaret ediyor' gibi bu tür şeylerle eşime imza kampanyaları başlattılar. Eşim de bunun üzerine dedi ki: 'Madem öyle, ben de bunu yapmayacaktım ama' dedi. Ben de eşime dedim ki: 'Git, git söyle. Gereken yerlere başvur, niye bekliyorsun? Bekleme, şikayet et.' Bunun üzerine eşim de gitti müftülüğe önce sözlü olarak sonra da yazılı olarak şikayetini yaptı. Yaptıktan sonra bütün baskılar, mobbingler, şantajlar her şey ondan sonra başladı” diye konuştu.
Ebru Bıyıkoğlu’nun anlatımına göre, 10 Temmuz 2026’da çocuklara karpuz dağıtmak için hazırlık yaptıkları sırada cami önünde yeniden tartışma çıktı. İddiaya göre imam İsmail A., Ebru Bıyıkoğlu’nu cep telefonu kamerasıyla kayda aldı. Bıyıklıoğlu, "Baktım imam kamerayı almış, telefonun kamerasını bana doğru tutup beni çekiyor. Sonra eşim imamın yanına gidip dedi ki ‘Sen benim eşimi niye çekiyorsun? Ne hakla çekiyorsun. Neyini çekiyorsun benim eşimin? Kapat kameranı. Sen burada görevli bile değilsin, görevin bile alındı. Görevli olmadığın halde gelip burada bırak benim eşimi çekmeyi, buradaki çocukları bile çekemezsin, izinsiz’ dedi. Bunun üzerine imam, eşime: ‘Sana ne lan’ deyip eşime vurması bir oldu. 10-11 tane yumruk vurdu eşime. Artık eşim dayanamıyor. Karşılık veriyor. Eşim, o gün gitti darp raporunu aldı. Karakola gideceğiz tekrar. Aynı gün ikinci kez karakolun önüne 25-30 metre kala biz arabalarımızı park ettik, indik. 5 kişi toplamda bunlardan birisi imamın oğlu, imamın bacanağının oğlu, bayramda kapımıza dayanan adam, yanında bilmediğim 3 kişi daha saldırdılar ve eşimle kayınımı tekme tokat yerlerde sürüklediler. Eşimle kayınımı adamların elinden polisler geldi aldılar” dedi.
Ebru Bıyıkoğlu, yaşanan olayların çocukları üzerinde de korkuya neden olduğunu söyledi. Evlerinin basıldığı ve saldırıların çocuklarının yanında gerçekleştiği iddiasında bulunan Bıyıkoğlu, 5 yaşındaki kızının kapı çaldığında dışarı çıkmak yerine dolaba saklandığını ve “Bizi dövmeye geldiler” dediğini anlattı.
Çocuklarını psikiyatriye götürdüğünü ve tedavi gördüklerini belirten Bıyıkoğlu, ailesinin güvenlik endişesi nedeniyle dışarı çıkarken biber gazı taşımak zorunda kaldığını söyledi. Bıyıkoğlu ayrıca, imam İsmail A.’nın yaklaşık 50 gün önce Küçükçekmece Müftülüğü ile ilişiğinin kesildiğini ve başka bir yere gönderildiğini ileri sürdü. (DHA)
Hablemitoğlu davasında gerginlik: Sanık Nuri Gökhan Bozkır, Sabah yazarına beddua etti
Sonunda bu da oldu: ODTÜ'de öğrencilerin oturması yasaklandı
Avrupa’nın en ucuz işçileri biz olduk
İBB önünde metrelerce umut kuyruğu! İşte işsizliğin fotoğrafı
Seçim dönemi geldi devlet personeli AKP için çalışmaya başladı!
Gazeteci Serkut Bozkurt: "Ahmet Hakan'ın dava açmasından mutlu oldum, haberimin arkasındayım"
Ukrayna'ya yönelik saldırılar devam ediyor! Rusya, seyir füzeleriyle Kiev ve Jitomir'i hedef aldı!
Esenyurt'ta İYİ Parti karavanına bir saldırı daha!
Sağlık Bakanı açıkladı: 54.562 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 3.903.573'e, can kaybı 34.182’ye yükseldi!
Trump'ın insanlık dışı Gazze videosuna tepkiler çığ gibi büyüyor