ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini yeniden tartışmaya açtı.
Orta Doğu’daki savaşın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı trafiğini kilitlemesi küresel bir risk yaratırken, Türkiye için en somut tehdit İran’dan gelen fiili doğalgaz akışının durması. BOTAŞ, 2 Mart’ta yaptığı açıklamada kaynak çeşitliliği sayesinde risk olmadığını savunsa da, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın "arz riski doğabilir" şeklindeki temkinli açıklaması gözleri uzmanlara çevirdi.
Ekonomi Gazetesi'ne konuşan eski BOTAŞ yetkilileri arz sorunu yaşanabileceğini belirtirken Türkiye'nin buna hazırlıklı olup olmadığını değerlendirdi.

BOTAŞ Eski Genel Müdürü Gökhan Yardım, Türkiye’nin gaz tedariği konusunda endişeye kapılmasına gerek olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Endişeli olmaya gerek yok. Takip ediyorum, Türkiye’ye LNG kargoları geliyor. Belki maliyetler artar, fiyatlara etki eder ama onlar da kısa sürede yansıtmazlar; ancak bu savaş uzun sürerse o zaman maliyetlere yansıtırlar. Artık havalar yavaş yavaş ısınıyor. Bizim o Körfezden, Katar'dan sıvılaştırılmış gaz alımımız yok takip ettiğim kadarıyla. Ben kesintikısıntı ya da ciddi bir problem olacağı kanısında değilim. Geçmişte de gaz akışında kesinti olmuştu, sorun olmadı.”
Yardım ayrıca, İran’daki olası bir iktidar karmaşasında dahi teknik bir sorun çıkmadığı sürece gazın akmaya devam edeceğini, ancak savaşın gübre hammaddesi gibi diğer girdileri etkileyerek fiyatları yukarı çekebileceği uyarısında bulundu.
BOTAŞ eski Gaz Alım Daire Başkanı Ali Arif Aktürk ise konunun stratejik ve coğrafi zorluklarına dikkat çekti. Sivas’tan Mersin’e kadar uzanan hattın İran gazına bağımlı olduğunu hatırlatan Aktürk, şu kritik saptamaları yaptı:
“O anlaşma, stratejik bir anlaşma yani Türkiye'nin vazgeçme lüksü yok. Amerika bastıracaktır oradan gaz almayın diye. Bu soruların yanıtı yok henüz. Bir belirsizlik var. Bu kışı herhalde atlattık çünkü bizim sıkıntımız soğuk kış günlerinde. Yazın hiçbir sorunumuz olmaz, atlatırız ama önümüzdeki kış için göreceğiz. Eğer Batı şebekesindeki Konya hattının Mersin’e bağlanması (loop tamamlanması) yapılsaydı, en azından Türk Akım’dan gelen gaz oraya sağlanırdı. Ancak bu 116 kilometrelik inşaat o kadar kolay değil, 22 aylık bir süre gerekebilir.”

İran’ın üretim sahalarının veya boru hatlarının saldırılarda fiziksel zarar görmesi durumunda senaryo ağırlaşıyor. Türkiye, 1996 yılında imzalanan anlaşma kapsamında yıllık 10 milyar metreküp gaz alıyor. Uzmanlara göre İran gazının yoğun kullanıldığı Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana ve Mersin hattı için risk daha belirgin.
Hatay Dörtyol’daki yüzer gazlaştırma ünitesi (FSRU) bu bölge için yeterli kapasiteyi sunsa da Aktürk ve Yardım, kargo bulma ve hava koşulları nedeniyle bu sürecin "saat gibi işleyen" hassas bir operasyon gerektireceğini vurguluyor.
Atatürk'ün izinden giden Kolombiya, ekonomide sınıf atladı!65 izlenme
Almanya'da göç politikasında 'U' dönüşü: Kaçak Türklere kötü haber, demir parmaklık onaylandı28 izlenme
AKP'li Ravza Kavakcı Kan'ın İBB'den aldığı paraları 'güncel' bulmayan hakim kim çıktı?52 izlenme
İstanbul Taksiciler Odası'nda neler oluyor? Olmayan genel müdürlük koltuğuna atama!69 izlenme
Türkiye ikincisi müdür görevden alındı, tepki yağdı: "Bu neyin telaşı?"52 izlenme
Girne açıklarında batan yolcu gemisinin enkazına ulaşıldı76 izlenme
CHP'li Yavuzyılmaz: "Bu para kimlerin cebine giriyor?"17 izlenme
AKP'liler de sıkılmış 'Oy vermeyeceğim, Erdoğan da kazanamayacak !'5542 izlenme
Azerbaycan Devlet Sanatçısı Turan Manafzade, Cumhuriyet'in 100. yılına özel "100. Yıl Cumhuriyet Marşı" besteledi
Eski gazeteci, eşinin getirdiği burkayı giydi: Hediye benden değil, Atatürk'ten...
Devlet hastanesi stokçulara karşı kendi maskesini üretiyor
Tamer Karadağlı protesto edilmişti: Afife Tiyatro Ödülleri'nin görüntüleri kaldırıldı