Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, HaberTürk TV’nin 15 Temmuz özel yayınına katıldı.
Özel, TBMM’de gerçekleştirilen yayında, bu sabah düzenlenen FETÖ operasyonları hakkında konuştu.
"İş, yukarıya, AK Partili kadrolara gelince durdu. Durunca bir AK Partili milletvekilinin yakınıysanız, milletvekiline dokunamadıkları için size dokunamıyorlar" diyen Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:
AK Parti tamamen siyasetten gidip, AK Parti’nin uzantısı FETÖ’cüler de veya AK Parti’nin himayesindeki FETÖ’cüler de kazınıp, bundan sonra gelecek bir iktidarın yetkilendireceği gerçek savcılar, FETÖ’nün siyasi ayağının da üzerine gidip, AK Parti’nin himaye ettiği ya da kurdukları, FETÖ borsasıyla para karşılığı kurtardıkları kamudan temizlenmeden bu iş bitmez.
Bu sabah çıkan FETÖ’cülerin her birinin altını kazıyın, bir AK Parti bağlantısı çıkar. Onların her birisini bir AK Partili kurtarmıştır. Bir AK Partili tanıdığınız varsa, üst düzey ama böyle; Bakan, Bakan yardımcısı, milletvekili, AK Parti’de yönetici ya da yeteri kadar paranız varsa kendinizi kurtardınız. O enfeksiyon devam ediyor devlette. İnşallah çok sürmeden biz gelip onların da gerekli şekilde temizlenmelerini sağlayacağız.
Terör örgütü PKK'nın silah bırakma töreni ve Erdoğan’ın “Biz eleştirilere ve fikirlere açığız” şeklindeki açıklamasının sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:
Cumhurbaşkanı diyor ki ‘Biz üçümüz varız. Biz, MHP, DEM. Üçümüz yürüyeceğiz. Kimseye ihtiyacımız yok. Bilmem ne yok…’ Sonra yer yerinden oynadı. DEM’liler dediler ki ‘Ya ne üçlü ittifakı? Bu bir siyasi ittifak değil, çözüm için birlikteyiz.’ Dün de Sayın Tülay Hatimoğulları bu konuşmayı… (‘Biz devletle yol yürüyoruz’ dedi, ittifakı kabul etmedi) Etmez tabii. Ama Sayın Erdoğan şöyle… Meseleyi doğru okuyacaksak şöyle okuyalım. Erdoğan’ın oyu düşmüş yüzde 29’a. Zayıflama, yalnızlaşma ve terk edilme psikolojisinde. Meydanlar 19 Mart darbesine karşı direniyor. Ahlaki, psikolojik üstünlük muhalefette. Çoğunluk enerjisi muhalefette. Hal böyle olunca Erdoğan kendisini git gide zayıf ve güçsüz hissediyor.
‘Yeni bir oyun kurdum. Ben MHP, DEM ile beraberim. Geçen seçimde çok sayıda Kürt oyu bana gelmemişti, bundan sonra bana gelebilir. Yeni bir ittifak kurdum. Biz kalabalığız. Korkmayın, kaçmayın, dağılmayın.’ Kendi kitlesine bu siyaseti yapıyor. Erdoğan’ın hafta sonu yapmış olduğu toplantıdaki değerlendirme acziyet toplantısıdır, acziyetin itirafıdır. Siyaseten sefil duruma düştüğü için büyük bir acziyet içinde.
Aslında siyasi bir ittifakta olmadığı kişilere, hatta Eş Genel Başkanlarını halen daha, 9 yıldır hapiste tuttuğu kişilere, sandık sorumlusu olduğu için DEM’den terör örgütüne iltisak kabul edip hapiste tuttuğu kişilere rağmen ‘Biz MHP, DEM birlikte yürüyoruz. Biz çoğuz. Ben bir yolunu buldum, yeni ittifak kurdum…’ İnsan utanır yahu. Daha birkaç saat sonra Sayın Pervin Buldan, ‘Siyasi bir ittifak yok. Süreçle ilgili görüşüyoruz’ dedi. Dün Sayın Hatimoğulları ‘Biz hiçbir partiyle ittifak halinde değiliz’ dedi. Bu hale düşmüş birisi.
Sonra pazar günü kapanırken, araya dediğiniz cümleyi sokmuşlar. ‘Her fikre açığız.’ Tabii rezil oldu. Tabii ki bunu diyecek. Bir gün önce söylediklerinden sonra ‘Her fikre açığız’ diyor. Sen her fikre açık filan değilsin. Sen her fikre açık olsan Cumhuriyet’in kurucu partisini şeytanlaştırmaya çalışmazsın. Bir kez açık olan birisinin demokrat olması lazım. Erdoğan demokrasiyi zamanında binilmiş, istenmeyince inilecek bir tren olarak tarif ediyordu. Daha önce de demokrasi dışı adımlar oldu ama 19 Mart günü demokrasi treninden indi Erdoğan.
Tükenmiş, bitmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Son çareler, son çırpınışlar. Zayıflar ve yalana sarıldılar. Türkiye’nin gözünün önünde ‘Biz üç parti ittifak olduk’ dediler. İttifak ortakları peşi sıra yalanladı Erdoğan’ı. O yüzden cumartesi ve pazar günü yaptığı değerlendirmeler ‘Yok müjde verecek, yok manifesto yapacak.’ Yok, bir acziyetin itirafı ve vesikasıdır yaptığı konuşma.
'Terörsüz Türkiye' dediğimiz mevzu Erdoğan’ın kişisel hırs ve ihtiraslarından, zaman zaman ayak sürmelerden zaman zaman önde koşmalarından, bazen geride kalıyor çünkü gerekli cesareti gösteremiyor. Çünkü geçmişte kötü yönettiği bir süreç var.
Burada da Meclis’in etkili rol oynaması lazım. Bizim Erdoğan’ın ağabeyliğine, patronajına da ihtiyacımız yok. Biz milletin seçtiği milletvekilleriyiz. Üzerimize düşen görevi yaparız.
Erdoğan belli bir yaşa gelmiş, muhakeme yeteneğini kaybetmiş, yönetme yeteneğini kaybetmiş, hırsından gözü dönmüş, muhaliflerini hapse atacak kadar şuurunu kaybetmiş, demokrasiden nasibini almamış birine dönüşmüş durumdadır yani. Ondan böyle Erdoğan’ın o sözünü bu sözünü çok kıymetlendirerek, tartışmanın hiçbir manası yok.
Nefes
Araç sahipleri dikkat: Akaryakıta zam geliyor!12 izlenme
Bakan Yardımcısı Yunus Elitaş’ın maaşı dudak uçuklattı39 izlenme
Pakistan'a giden 2 Türk kadını erkeklerin çemberine alındı19 izlenme
Mahkeme İmamoğlu’nu haklı buldu, meclis kararı iptal edildi30 izlenme
CHP'den flaş 'Meclis' kararı: "Böyle bir siyasi ortamda biz Cumhurbaşkanı'nı ne oturarak ne de ayakta karşılamayız"17 izlenme
Tarikat yurdunda istismar: Yurttaşlar sokağa çıktı 'tarikat ve cemaatler kapatılsın' dedi41 izlenme
Erdoğan: Milletimizin rekor oyla cumhurbaşkanlığını tekrar bize emanet edeceğine inanıyorum31 izlenme
Survivor 2025 finali Boğaziçi Üniversitesi’nde: Öğrenciler ve akademisyenler isyanda23 izlenme