İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı davanın ikinci celsesinde 14. duruşma günü başladı.
Dün tamamlanan 13. günde, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmanın bugünkü oturumunda da tutuksuz sanıkların savunmaları alınıyor.
Davanın önceki günkü oturumunda itirafçı Eyüp Subaşı'nın beyanları da gündeme geldi. Subaşı'na, ifadelerinde yer alan "sistem" sözleri soruldu.
Subaşı, savcının kendisine "Sistem diye yorumlar mısınız?" şeklinde soru yönelttiğini belirterek, "Ben de 'Tabii' dedim" ifadelerini kullandı.
13. gün devam ederken Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker duruşma salonunda baygınlık geçirdi.
Türker'in avukatı, sanıkların ve avukatların uzun saatler boyunca duruşma salonunda bekletilmesinin sağlık açısından sorun oluşturduğunu belirterek mahkemeden duruşma saatlerinin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Avukat, sanıkların sabahın erken saatlerinde salonda hazır edildiğini, duruşmaların ise gece saatlerine kadar uzayabildiğini belirterek, "14-15 saat bir sandalye başında beklemeleri gerçekten birçok sanık için, aynı zamanda bizim vekillerimiz açısından da sıkıntı teşkil ediyor" dedi.
Duruşmaların mümkünse makul saatlerde ve 8 saat içerisinde tamamlanmasını isteyen avukat, "Yarın bu insanların başına bir şey gelirse bunun vebalini hiçbirimiz ödeyemeyiz" ifadelerini kullandı.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay, İBB davasının ikinci celsesinde yaşananları anbean aktarıyor...
Abdüssamet Baydar, Eyüp Subaşı'nın İBB'den ihale aldıktan sonra kendisine iş teklifi yaptığını, tam zamanlı çalışmadığını belirtti. Baydar, "İhale süreçleriyle alakam olmadı, parasal bir içinde olmadım" dedi.
Medya A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sibel Karakurt, kendisine yöneltilen rüşvet suçlamasını reddetti ve ihale işlemlerinde bir görevi olmadığını belirtti.
Tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in avukatı Şükrü Yakup Aktan, Sibel Karakurt'a "Müvekkilim Emrah Bağdatlı tarafından mı bulunduğu makama getirildi?" diye sordu. Karakurt, "Başladığı dönemi çok iyi hatırlıyorum. Kendisi, liyakatiyle, başarısıyla o göreve geldi. Birinin göreve getirmesine ihtiyacı yok" dedi.
Emre Dündar, Ümit Erboz ve Cüneyt Okul'un savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.
Duruşmada Murat Kapki’nin kayınpederi Hacı Ahmet Gül de sanık kürsüsüne çıktı. Gül, kızının ve damadının kendisine bir uğraş edinmesi yönündeki isteği üzerine, damadının kardeşine ait hissenin kendisine devredildiğini söyledi. Herhangi bir örgüte yardım ya da yataklık etmediğini belirtti.
Daha sonra tutuksuz sanık Zeynel Kılıç’ın savunmasına geçildi. Kılıç, Oligark isimli şirketin kiracısı olduğunu ifade etti. Şirketin kiracısıyla herhangi bir yakınlığının bulunmadığını belirten Kılıç, kendisiyle oturup sohbet etmişliğinin dahi olmadığını söyledi.
Serdal Günal kürsüye geldi. Hakkındaki suçlamaları ilk kez iddianame üzerinden öğrendiğini belirten Günal, bunun aynı zamanda ilk ifadesi olduğunu söyledi. İBB’den herhangi bir ödeme almadığını ve hiçbir ihale kazanmadığını ifade etti.
Yaren Duru’nun da savunması alındı. Duru, bir şirketi yönettiği yönündeki iddiayı kesin bir dille reddetti. Bu yöndeki iddianın etkin pişmanlıktan yararlanan Burak Karakuş tarafından dile getirildiğini belirten Duru, yaptığı iş kapsamında kendisinden talep edilen görevleri yerine getirdiğini söyledi.
Kürsüye gelen Cem Duru ise suçlamaya konu ihaleyle ilgili iddianamede şüpheli olarak adının yer almadığını ancak sevk edilen kişiler arasında bulunduğunu ifade etti. Duru, ihale sürecinde herhangi bir kişiyle bağlantı kurmadığını ve maddi bir çıkar elde etmediğini, ihaleyi de kazanamadıklarını belirtti.
Son olarak Muhammed Yavuz Küçük savunma yapmak üzere kürsüye geldi. Medya A.Ş.’de yapım yönetmeni olarak görev yaptığını belirten Küçük, herhangi bir yetkiliyle veya şirket sahibiyle tanışıklığının bulunmadığını söyledi.
6 şirket yetkilisinin aynı gün kendi ayaklarıyla ifade vermeye geldiklerinin altını çizen avukat sözlerine şöyle devam etti:
"Sayın Başkan, bu 6 şirket yetkilisinin ifadelerini incelerken bir şey daha fark ettim. Mert Saraç, Özcan Demirciler, Mustafa Değercan ve Serkan Yıldız ifadelerinde kelimesi kelimesine aynen şunu söylüyorlar: 'Bana sormuş olduğunuz Byzag Sanat Tasarım isimli firmaya göndermiş olduğum para bu kapsamdadır.'
Anlaşılıyor ki savcılık makamı bu şirket yetkililerinin önüne Byzag'ın para hareketlerini koyarak beyanlarını almış. Yani savcılık makamı 6 şirket yetkilisinin o gün kendi ayaklarıyla ifade vermeye geleceğini hissi kable'l vuku hissetmiş, o yüzden Byzag'a yaptıkları ödemeleri hazır etmiş. Bakın, savcılık makamı iddianamenin 2852. sayfasında bu ifadelere ilişkin şöyle bir değerlendirmede bulunuyor: 'Bu kişilerin aynı yönde beyanda bulunması hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfle izah edilemez.'
Savcılık makamının en hakiki tespiti bu olabilir diye düşünüyorum. Bu durumun hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfle izah edilmesi mümkün değil. Hayatın olağan akışı değil, yapay zeka zaten.
Sayın Başkan, peki ama bu 6 şirket yetkilisi aynı gün savcılık makamına gelmek hususunda acaba nasıl organize oldular? Bu sorunun cevabı için tek bir görsele bakmamız yeterli. Rica etsem 6. görseli ekrana ekler misiniz? Evet. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı ile Muhittin Palazoğlu'nun iş yerinde yapılan arama neticesinde tutulan tutanağın Sorgu Hakimliği'nde kendisine sorulduğunu görüyorsunuz ekranda. Bakın, Muhittin Palazoğlu'nun iş yerinde yapılan arama neticesinde iş yerinde kaşesi çıkan şirketleri bizlere tek tek yazıyor. Ve bu şirketler arasında Mürettebat, KMDE Reklam, ED İletişim, Cyproc, Lab Tourism ve Asım Reklam da var. İşte söze bunun için Muhittin Palazoğlu ile başladım. Başka söze gerek yok Sayın Başkan. Bu 6 şirket yetkilisinin kendi ayaklarıyla savcılık makamına gelmesinin sebebi tıpkı Deniz Dörtyol gibi Muhittin Palazoğlu'dur."
Gözdem Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya, itirafçı Muhittin Palazoğlu'nun şirketinde yapılan aramada, etkin pişmanlık ifadesi veren 6 kişinin kaşesinin bulunduğunu belirtti. Sertkaya sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Başkan, peki savcılık makamına aynı gün kendi ayaklarıyla gelen bir şirket yetkilileri ifadelerinde neler söylemiş, bir bakın. Rica etsem 4. görseli açar mısınız? Evet, şimdi şu an ekranda bu 6 şirket yetkilisinin verdiği ifadelerden birer bölüm görüyorsunuz. Ben bunlardan birisini aldım ve en bilinen yapay zeka uygulamalarından biri olan ChatGPT'ye sordum: 'Bu ifadeyi hangi farklı alternatifle çoğaltabilirsin?' diye.
ChatGPT diğer 5 şirket yetkilisinin verdiği ifadeyi bana alternatif olarak sundu. Meğer savcılık makamında bu 6 şirket yetkilisi değil, yapay zeka varmış Sayın Başkan. Şaka değil, yapay zeka ile beyanın çoğaltıldığının kanıtıdır bu. Yani bu 6 şirket yetkilisinin verdiği ifadeler özünde ifadeyi verenlerin gerçek iradesini yansıtmıyor. Bu kişiler yapay zeka tarafından hazırlanan ve önlerine konulan ifadeleri imzalamışlar. Bu da Türk hukuk tarihine geçsin."
Medya A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un eşi Gözdem Ongun savunmasında şunları söyledi:
"Belediyeyle hiçbir ilgim yok, çalışmıyorum, iş yapmıyorum. Eşimin bazı arkadaşları dışında kimseyi tanımıyorum. Murat Ongun'un eşi olmak suç sayılmış. Eğitimim, hayatım, benden geriye hiçbir şey kalmamış, Murat Ongun'un eşi sıfatı kalmış."
Gözdem Ongun, şirketini 4 yıl önce kurduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı
"Kazandım, ürettim, çalıştım ve bunların hepsini ben yaptım. Murat değil.
Bana sipariş veren müşterinin başka kişiyle hangi hukuki ya da ticari ilişkide olduğunu bilmem."
Gerginlik ile ara verilen dava yeniden başladı. Hakim "Soru hakkı vermiyorum daha, 1 eyleme 1 buçuk saat soru soruluyor. Artık uğraşamayacağım yeter" dedi.
Serbülend Danış ile Baki Aydöner arasında gerginlik yaşandı. Müdahalede bulunan mahkeme başkanı, Aydöner'in soru hakkını bitirdiğini belirterek, "Müge Anlı'nın programına döndü" dedi.
Duruşmaya ara verildi.
Baki Aydöner, itirafçı sanık Serbülend Danış'a sorular yöneltti...
Aydöner: İlk ifadenizde ne Baki Aydöner'den ne de 'Sistem'den bahsetmiyorsunuz. Sonra 30 kez Baki, 7 kez 'Sistem' diyorsunuz. Neden ilk ifadenizde değil de sonraki 2 ifadenizde bahsediyorsunuz?
Danış: Siz başkan danışmanı değil misiniz?
Aydöner: Ben başkan danışmanı değilim, ispatlar mısınız?
Danış: Öyle dedin.
Ayrıca Aydöner, "İBB'de Baki Aydöner dışında kimseyle görüşmedim" dediği ifadelerini sordu. Bunun üzerine Danış, öyle bir ifadesinin olmadığını söyledi.
İtirafçı Adem Tuncay'ın avukatı Bedirhan Şimşek yarım kalan savunmasına devam etti. Ardından iş insanı Serbülend Danış savunma yaptı. Danış, "Ben iş adamayım, tüccarım hiçbir zaman siyasete girmek istemedim" dedi.
Tutuklu sanıkların ve mahkeme heyetinin salona gelmesinin ardından duruşma başladı.
Fahiş fiyatlı deprem ihaleleri iptal33 izlenme
Siyasetçi gazeteci ve aydınlardan oluşan 140 kişi imzaladı: "Kılıçdaroğlu hukuksuzluğa ortak olmamalı"33 izlenme
92 icra dosyası ve 20 milyon lira borcu bulunan AKP Elbistan Adayı Abdullah Yener'i destekleyenlere vatandaştan tepki: "Bu adamın borcunu mu ödeyeceğiz biz?"40 izlenme
Altın Fiyatları Son Zamanlarda Artışa Geçerek 931 TL’den İşlem Buldu39 izlenme
İmamoğlu tüm sorulara tek yanıt verdi30 izlenme
Yunan adalarına bayram tatili akını23 izlenme
AKP’li yöneticinin ‘imam’ kardeşini ‘müdür’ yaptılar!97 izlenme
Üniversiteler parti merkezine dönüştü!46 izlenme
Yuh dedirten olay!! Seçim kampanyası için cinsel içerikli film çekti
Diyanet Başkanı Ali Erbaş istedi, Berat Albayrak yaptı: 5 bin kişilik kadro!
TSK'dan atılan Atatürkçü teğmenlere Genelkurmay'dan 'yok artık' dedirten yasak
FETÖ ile mücadele için kurulmuştu… MİDDER kapatıldı!